Kayınvalideler gitti.
Küçük hanım bütün maharetlerini sergiledi,göstermediği hiçbir numarası kalmadı şükür.
Tabii dedeler ilk defa gördüğü için yerlere yattılar,bizim baydığımız hallerine.
Fero görünce onları şımardıkça şımardı.
En son gün amcaya gittik son kez görsünler diye.
***
Hava ısındı,güneş göründü,sürtme sezonu açıldı.
Yarın alibeyköye ziyarete inş.
Çarşamba günü yeni bir güne girdim.
Onbeşgünde bir 50 kağıt.
Sosyetik hanımlar mevcut.
Kaynaşırız inş:)
***
Asıl havadis kuran kursuna gidiyem.
Artık II.hayatımın tuğlalarını örmeye başlamam lazım.
Sallanıp sürtmenin alemi yok.
Yaş geçiyor,zihin yoruluyor,çalışmayıda şimdilik düşünmüyorum.
O zaman doğru kursa.
Sabahları 8 de uyanıyoruz kızımla.
Kurs 5dk mesafede.
Tilavetimi güzelleştirmek,sureleri gücüm ve hafızam izin verdiği ölçüde ezberlemek,gayem.
Hocayı sevdim,dua etmiştim çok.
mesele hoca zaten.
Lafın özü ben kuran okumuyormuşum :(
Kuran okumanın özü de şuymuş "ince harf kalın harf" gerisi tecvid,mahrec.
Rabbim tamamına erdirsin inş.
23 Mart 2012 Cuma
25 Şubat 2012 Cumartesi
ÖĞRENİYORSUN BACIM
Ev hanımlığı hani dudak bükülen bir meslek ya.
Naaaah !!!!
Herkes ev hanımı olamazmış.
Ben kızken ne temizlik yaptım ne yemek pişirdim.
Evlendim düşe kalka yaptım çalıştığım için.
Çocuk doğdu gözümü açtırmadı ilk yıl.
Ama şimdi.
En önemlisi evde oturmak.Yani çalışmamak.
Sürekli yapa yapa pratiklik kazanıyorsun birkere.
E evde durduğun için dikkatin evde,neresi kirleniyor ne kadar süre temiz kalıyor ve nasıl kirleniyor şahit oluyorsun.
Temizleye temizleye yolunu yordamını öğreniyorsun.
En azından kaç derecede kiri çıkıyor,hangi deterjan kiri söküyor,nereye ne kullanacaksın çözüyorsun.
Bunları en ehil ağızdan dinle, fısss.
Neden?
Çünkü senin makinen senin ev ahalin farkli.
En önemlisi senin artık bir temizlik anlayışın oluşuyor.
Bir de bir musibet bin nasihat lafı gibi.
Neyse.
Lafın özü ben artık avrat oldum :)
Naaaah !!!!
Herkes ev hanımı olamazmış.
Ben kızken ne temizlik yaptım ne yemek pişirdim.
Evlendim düşe kalka yaptım çalıştığım için.
Çocuk doğdu gözümü açtırmadı ilk yıl.
Ama şimdi.
En önemlisi evde oturmak.Yani çalışmamak.
Sürekli yapa yapa pratiklik kazanıyorsun birkere.
E evde durduğun için dikkatin evde,neresi kirleniyor ne kadar süre temiz kalıyor ve nasıl kirleniyor şahit oluyorsun.
Temizleye temizleye yolunu yordamını öğreniyorsun.
En azından kaç derecede kiri çıkıyor,hangi deterjan kiri söküyor,nereye ne kullanacaksın çözüyorsun.
Bunları en ehil ağızdan dinle, fısss.
Neden?
Çünkü senin makinen senin ev ahalin farkli.
En önemlisi senin artık bir temizlik anlayışın oluşuyor.
Bir de bir musibet bin nasihat lafı gibi.
Neyse.
Lafın özü ben artık avrat oldum :)
KAYNANA GELİYOR
Daha doğrusu sezon açılıyor.
Ne sezonu?
Misafir sezonu.
Yetti kardan dolayı götümüzü eve soktuğumuz :)
Hazır geliyor yatılı misafirim.,Başladım evi baştan ayağa temizlemeye.
Camlar daha önemlisi pvcler.
Cif&domestos ikilisi harika bir karışım :)
Ordan petekler ciflendi,tüller geceden makinede bekletildi çıkarıp ütülendi.Duvarları silindi ve asıldı.
Morarmış tüllerim kendine geldi.
En büyük yükü atmış bulunmaktayım.
Bugün kalan cam ve tüller.
Kapılar silindi.
Derzler çamaşır suyuyla beyazlatıldı.2 gün çamaşırsuyu koktu ev :)
Şimdi çamaşırlar yıkanacak.
*
Kızıma nevresim takımı diktirdim.ona göre yorgan yaptırıcam.beşik elden geçecek.uyku seti yıkanacak.tertemiz nevresimler serilecek.
Hımmm,ağzımın suyu aktı lenn :)
Temizlik hastası karılara mı dönüyorum ne :)
Ne sezonu?
Misafir sezonu.
Yetti kardan dolayı götümüzü eve soktuğumuz :)
Hazır geliyor yatılı misafirim.,Başladım evi baştan ayağa temizlemeye.
Camlar daha önemlisi pvcler.
Cif&domestos ikilisi harika bir karışım :)
Ordan petekler ciflendi,tüller geceden makinede bekletildi çıkarıp ütülendi.Duvarları silindi ve asıldı.
Morarmış tüllerim kendine geldi.
En büyük yükü atmış bulunmaktayım.
Bugün kalan cam ve tüller.
Kapılar silindi.
Derzler çamaşır suyuyla beyazlatıldı.2 gün çamaşırsuyu koktu ev :)
Şimdi çamaşırlar yıkanacak.
*
Kızıma nevresim takımı diktirdim.ona göre yorgan yaptırıcam.beşik elden geçecek.uyku seti yıkanacak.tertemiz nevresimler serilecek.
Hımmm,ağzımın suyu aktı lenn :)
Temizlik hastası karılara mı dönüyorum ne :)
KAR GETTİ
Milletin blogunu okumaktan kendi blogumu yazamıyorum,yok böyle birşey.
Hoş nete de girdiğim yok.
Kar kış evde cam kedisi olduk kızımla.
Akşama doğru midem bulanıyordu sokaktan:)
*
Bu aralar aile hareketli.
Küslükler,münakaşalar,boşanma denemeleri vs çok yoğundu şu biray.
hala da bitmiş değil.
Uzaktayım ama uzak kalamıyorum meselelere.
*
Haklıyken haksız duruma düşmek,benim gibi asabi fevri küfürbaz insanlar için bir alınyazısı.
Bunun bokuyla uğraştım biraz.
Kocayla işyerindeki yıllanmış kaşar ankarade yetişmiş memurelere gözümüş düşüyor,neden?
Çünkü hepsi sinirleri alınmış,konuşmayı,meramını anlatmayı son derece iyi bilen,insan ilişkilerindeki siyaseti hatmetmiş olduklarından ne eziliyorlar ne laf altında kalıyorlar nede benim gibi haklıyken haksız duruma düşüyorlar.
Ne diyeyim:" Hz Musa gibi allahım içimi ferahlat dilimdeki bağı çöz işlerimi kolaylaştır."
Hoş nete de girdiğim yok.
Kar kış evde cam kedisi olduk kızımla.
Akşama doğru midem bulanıyordu sokaktan:)
*
Bu aralar aile hareketli.
Küslükler,münakaşalar,boşanma denemeleri vs çok yoğundu şu biray.
hala da bitmiş değil.
Uzaktayım ama uzak kalamıyorum meselelere.
*
Haklıyken haksız duruma düşmek,benim gibi asabi fevri küfürbaz insanlar için bir alınyazısı.
Bunun bokuyla uğraştım biraz.
Kocayla işyerindeki yıllanmış kaşar ankarade yetişmiş memurelere gözümüş düşüyor,neden?
Çünkü hepsi sinirleri alınmış,konuşmayı,meramını anlatmayı son derece iyi bilen,insan ilişkilerindeki siyaseti hatmetmiş olduklarından ne eziliyorlar ne laf altında kalıyorlar nede benim gibi haklıyken haksız duruma düşüyorlar.
Ne diyeyim:" Hz Musa gibi allahım içimi ferahlat dilimdeki bağı çöz işlerimi kolaylaştır."
4 Ocak 2012 Çarşamba
KESTİK
Dün annemlerdeydim.
Babam çok aktivist biridir kendi çapında.
Tahtakalede tekinsiz bir handa kaynak ustasıyla tartışıyor.
Adam diyor "yozgatta o kadar ermeni vardı,ne yaptınız?"
Babam "kestik" deyip gülüyor.
Anlatırken hele neredeyse katıldı gülmekten.
Baba gerçekten orda da böyle güldün mü dedim üzülerek.
Bir gün dayak yiyip gelecek eve ama allah korusun.
Eylem yapan öğrencilere laf atar,kandırır,en büyük hayali röportaj vermek zaten.
O da yavaş yavaş gerçekleşiyor.
Geçen sigara yasağıyla ilgili mikrofon tutmuşlar,"laf nasıl geldi bilmiyorum tayyip cumhurbaşkanı olacak dedim" diyor.
Tabi ben yerlere yatıyorum gülmekten.
Nasıl getirdin lafı be adam oraya:)))
Akşam eve geldim Herkül millas soykırımla ilgili enteresan yazı yazmış,kestim not aldım buraya yazıcam.biraz tersten okumak lazım.
Millas zaman da yazıyor ama ben okumazdım ta ki mehmet barlas hep alıntı yapardı.dur lan okuyayım dedim ve çok şey kaçırdığımı gördüm.
Yazıda vurucu yerler şöyle efendim:
Bu konuyu tarihçilere bırakalım"sözü de anlaşılır değildir.Türkiye deki ve herhangi bir ülkede tarihçiler aralarında anlaşabiliyormu ki?Tarih,fizik gibi bir bilim değildir;kimlikler ve ideolojilerle doğrudan ilişkilidir.Bu konuda anlaşmak için,milliyetçiliği terketmek gerek.
*
Yapılmış olanlar "milli karakterimizle" ve "bizimle"ilgili değildir.gerçek veya hayalş ecdatlardan kendimizi sorumlu saymak ırkçılığa boyun eğmektir.dedenin yaptıkları için torun cezalandırılamaz.Biz bugünkü ahlakımızdan sorumluyuz.Suçlu dededen yana çıkmak aşiretlerdeki kan davalarını hatırlatıyor.
*
Özür pişmanlık içerir.Özür dileyen suçunu kabahatini kabul ediyor demektir.Başkasının yaptıklarından dolayı özür dilemek ne demek?Aidiyet ilanıdır en başta."onu yapanla ben bir bütünüz"Öyle hisseden özür dilesin.Ben dedelerimin yaptıkları için özür dileyemiyorum ama en açık bir biçimde o olayları kötülüyorum,mahkum ediyorum,insanlık suçu sayıyorum,hasıraltı etmiyorum,inkar etmiyorum,yapılanları söyleyenleri susturmaya çalışmıyorum.
***
Çok net yazmış aslında biz sivil türk vatandaşlara düşeni.
Evet ittihat terakki herkese yanlış yaptı,niye savunalım ki.
neyse benim kız uyandı.
Babam çok aktivist biridir kendi çapında.
Tahtakalede tekinsiz bir handa kaynak ustasıyla tartışıyor.
Adam diyor "yozgatta o kadar ermeni vardı,ne yaptınız?"
Babam "kestik" deyip gülüyor.
Anlatırken hele neredeyse katıldı gülmekten.
Baba gerçekten orda da böyle güldün mü dedim üzülerek.
Bir gün dayak yiyip gelecek eve ama allah korusun.
Eylem yapan öğrencilere laf atar,kandırır,en büyük hayali röportaj vermek zaten.
O da yavaş yavaş gerçekleşiyor.
Geçen sigara yasağıyla ilgili mikrofon tutmuşlar,"laf nasıl geldi bilmiyorum tayyip cumhurbaşkanı olacak dedim" diyor.
Tabi ben yerlere yatıyorum gülmekten.
Nasıl getirdin lafı be adam oraya:)))
Akşam eve geldim Herkül millas soykırımla ilgili enteresan yazı yazmış,kestim not aldım buraya yazıcam.biraz tersten okumak lazım.
Millas zaman da yazıyor ama ben okumazdım ta ki mehmet barlas hep alıntı yapardı.dur lan okuyayım dedim ve çok şey kaçırdığımı gördüm.
Yazıda vurucu yerler şöyle efendim:
Bu konuyu tarihçilere bırakalım"sözü de anlaşılır değildir.Türkiye deki ve herhangi bir ülkede tarihçiler aralarında anlaşabiliyormu ki?Tarih,fizik gibi bir bilim değildir;kimlikler ve ideolojilerle doğrudan ilişkilidir.Bu konuda anlaşmak için,milliyetçiliği terketmek gerek.
*
Yapılmış olanlar "milli karakterimizle" ve "bizimle"ilgili değildir.gerçek veya hayalş ecdatlardan kendimizi sorumlu saymak ırkçılığa boyun eğmektir.dedenin yaptıkları için torun cezalandırılamaz.Biz bugünkü ahlakımızdan sorumluyuz.Suçlu dededen yana çıkmak aşiretlerdeki kan davalarını hatırlatıyor.
*
Özür pişmanlık içerir.Özür dileyen suçunu kabahatini kabul ediyor demektir.Başkasının yaptıklarından dolayı özür dilemek ne demek?Aidiyet ilanıdır en başta."onu yapanla ben bir bütünüz"Öyle hisseden özür dilesin.Ben dedelerimin yaptıkları için özür dileyemiyorum ama en açık bir biçimde o olayları kötülüyorum,mahkum ediyorum,insanlık suçu sayıyorum,hasıraltı etmiyorum,inkar etmiyorum,yapılanları söyleyenleri susturmaya çalışmıyorum.
***
Çok net yazmış aslında biz sivil türk vatandaşlara düşeni.
Evet ittihat terakki herkese yanlış yaptı,niye savunalım ki.
neyse benim kız uyandı.
31 Aralık 2011 Cumartesi
ORTAYA KARIŞIK
Namaz kılmadığım zamanlarda fero uyurken okuduğum yazarların köşe yazılarını bitiriyorum tek tek.biriktiği için.
Dün mutlu tönbekici yi bitirdim,meme kanseri olmuş,rabbim şifa versin.
Bugün nihal bengisuyu okudum,cübbeli ve akp cemaat yazısı güzeldi.
Şimdi de fatma barbarosoğlunu okudum.
Bir yazısı harikaydı.
"sen dert dinliyorsun kızım,zamane kızları dert dinlemiyor"
Hakikaten bende de bir ara o tirip vardı.
Aman 30uma geldim artık canımı sıkan herşeyi herkesi sepetliycem diye.
Ne kadar yanlış bir düşünce.
ama şu da var.Bazen arkadaş açıyor telefonu ,anlatıyor da anlatıyor bokunu püsürüğünü.
Sıra sana gelince ya şarj bitiyor ya iş çıkıyor.
İyi tamam olayım dert ortağın ama sen de boşaltma içini dışını karşındakine.İnsanların zaten dertleri başını aşmış.
Kimse kendi sıkıntısına bile güç yetiremiyor bir de sen doldurma .
Hem ne biliyorsun onun seni nasıl dinlediğini.
Ben bazen o kadar kendimi kaptırıyorum ki,o derdini unutuyor ben onun derdiyle şeker hastası oluyorum.
Denge işte.gözünü sevdiğimin dengesi.
Ben herkese herşeyin anlatılması taraftarı değilim zaten.Birkere birikimi beni tatmin etmeli,çözüm sunan yapıda olmalı,beni gazlayan değil gazımı alan bir yapıda olmalı.en önemlisi dindar olmalı ki ben ona itibar edeyim.
Ama burada biraz yanlız kaldığımdan arkadaşlık,akrabalık,kime nereye kadar sabredicen,kimi taşımak zorundasın yada değilsin daha iyi tartabiliyorum.
Bir kere şu önemli.herkes dört dörtlük değil.
İnsanları hatalarından dolayı yokluğa mahkum ederseniz,yeryüzünde kabulleneceğiniz insan kalmaz,yapayalnız bilmiş bilmiş oturursunuz evinizde.
Fatma hanım twitte de dokunmuş,bilmem kaç kişi arkadaşı varmmış birinin O da diyor ki "hasta olduğunda çorba pişirecek kaç arkadaşı,komşusu varmış"
Mühür gibi cümle valla.
Bir kuran okutsam gelecek kaç kişi var,o kadar komşuyum işte.
Dün mutlu tönbekici yi bitirdim,meme kanseri olmuş,rabbim şifa versin.
Bugün nihal bengisuyu okudum,cübbeli ve akp cemaat yazısı güzeldi.
Şimdi de fatma barbarosoğlunu okudum.
Bir yazısı harikaydı.
"sen dert dinliyorsun kızım,zamane kızları dert dinlemiyor"
Hakikaten bende de bir ara o tirip vardı.
Aman 30uma geldim artık canımı sıkan herşeyi herkesi sepetliycem diye.
Ne kadar yanlış bir düşünce.
ama şu da var.Bazen arkadaş açıyor telefonu ,anlatıyor da anlatıyor bokunu püsürüğünü.
Sıra sana gelince ya şarj bitiyor ya iş çıkıyor.
İyi tamam olayım dert ortağın ama sen de boşaltma içini dışını karşındakine.İnsanların zaten dertleri başını aşmış.
Kimse kendi sıkıntısına bile güç yetiremiyor bir de sen doldurma .
Hem ne biliyorsun onun seni nasıl dinlediğini.
Ben bazen o kadar kendimi kaptırıyorum ki,o derdini unutuyor ben onun derdiyle şeker hastası oluyorum.
Denge işte.gözünü sevdiğimin dengesi.
Ben herkese herşeyin anlatılması taraftarı değilim zaten.Birkere birikimi beni tatmin etmeli,çözüm sunan yapıda olmalı,beni gazlayan değil gazımı alan bir yapıda olmalı.en önemlisi dindar olmalı ki ben ona itibar edeyim.
Ama burada biraz yanlız kaldığımdan arkadaşlık,akrabalık,kime nereye kadar sabredicen,kimi taşımak zorundasın yada değilsin daha iyi tartabiliyorum.
Bir kere şu önemli.herkes dört dörtlük değil.
İnsanları hatalarından dolayı yokluğa mahkum ederseniz,yeryüzünde kabulleneceğiniz insan kalmaz,yapayalnız bilmiş bilmiş oturursunuz evinizde.
Fatma hanım twitte de dokunmuş,bilmem kaç kişi arkadaşı varmmış birinin O da diyor ki "hasta olduğunda çorba pişirecek kaç arkadaşı,komşusu varmış"
Mühür gibi cümle valla.
Bir kuran okutsam gelecek kaç kişi var,o kadar komşuyum işte.
29 Aralık 2011 Perşembe
2011 BİTERKENE
Hiç gaza gelipde ay yeni yıldan şunu bekliyorum yazamıyorum.
Olanları not edeyim zira hatırlamıyorum çoğu kez ne zaman ne oldu.
Bloga not etmiştim diye bakınıyorum.
Bugün son zamanlarda muhabbeti artırdığım komşum yarın gebzeye taşınıyor,kendi evine.
Sabah onunla lahvaltı yaptık.
Dün 3lü arkadaş toplandık gene.
Bebeler fırsat verdiği müddetçe lafladık.İyi oluyor bana,,sanırım onlara da.
Havalar buz ayaz.güneş içaçıcı lakin.zaten o yeter.güneş parlasın içi açılsın insanın.
***
Ev durumu biraz değişik.
ailemin yanına gitmek istiyorum.ama biraz nakit de gelme durumu var.Belki kendi evimiz diyerekten yazı beklemeye başladık.
Gitgel aklım bir diyor "ben kiraya gitmem kendi evimi istiyorum".sonra düşün düşün bu paraya bu kredilerle zor "o zaman bari anamlarınyanında olayım " diyorum.
Gerçi bu soğukta kimsenin evinin pisliğini temizlemek istemiyorum o yüzden bahar gelsin bakalım.
Hem küplüce de temiz ve yeni bina bulmam,benim 45 kg olmam kadar zor.
Herşey nasip kısmet.
Bir başıma kızımı büyütmek ,orta yaşımı yalnız başıma yaşamak istemiyorum.
Sonra diyorum ailenin yanında çok mu mutlu huzurlu eğlenceli olacak hayat.hergün onlarda mı olcam.
Mantığım böyle derken diğer yandan söyleniyorum "canın istemezse otur evinde isteyince yürüyerek git" en azından taksi masrafın olmaz.sıkılınca eşinle beylerbeyine in denizi seyret deşarj ol çık evine.
Burda o da yok.Yaptığımız ümraniye çarşıyı turla gel.
Avm gezen adam değilim ama şartlar seni sıkıntıdan mağaza dolaşmaya itiyor.
Alacağım olunca bir gün biner gelirim ümraniyeye alır giderim evime.
Hemde değişiklik istiyor bünyem.
Sıkıldım burdan.Hayatım biraz değişsin.
Ama tabiki hayırlısıyla değişsin.Pişman olmak istemiyorum.rahatım bozulsun istemiyorum.
Ev almak başka bahara kaldı ne yazık ki.
Hiç değilse kirada oturacaksam geniş ferah deniza yakın evde otururum da bir naneye yarar.
Nasip kısmet herşey.
Sağlık sıhhat olsun da herşey gelir peşine.
Tek rakamlarda ve çift rakamlarda hayatım anlamlaşıyor.
81 doğumlu 2007 evliyim.
2010 anne oldum 2012 de de evim olur inş :))
Bahçeli gibi oldum :)))))))
Olanları not edeyim zira hatırlamıyorum çoğu kez ne zaman ne oldu.
Bloga not etmiştim diye bakınıyorum.
Bugün son zamanlarda muhabbeti artırdığım komşum yarın gebzeye taşınıyor,kendi evine.
Sabah onunla lahvaltı yaptık.
Dün 3lü arkadaş toplandık gene.
Bebeler fırsat verdiği müddetçe lafladık.İyi oluyor bana,,sanırım onlara da.
Havalar buz ayaz.güneş içaçıcı lakin.zaten o yeter.güneş parlasın içi açılsın insanın.
***
Ev durumu biraz değişik.
ailemin yanına gitmek istiyorum.ama biraz nakit de gelme durumu var.Belki kendi evimiz diyerekten yazı beklemeye başladık.
Gitgel aklım bir diyor "ben kiraya gitmem kendi evimi istiyorum".sonra düşün düşün bu paraya bu kredilerle zor "o zaman bari anamlarınyanında olayım " diyorum.
Gerçi bu soğukta kimsenin evinin pisliğini temizlemek istemiyorum o yüzden bahar gelsin bakalım.
Hem küplüce de temiz ve yeni bina bulmam,benim 45 kg olmam kadar zor.
Herşey nasip kısmet.
Bir başıma kızımı büyütmek ,orta yaşımı yalnız başıma yaşamak istemiyorum.
Sonra diyorum ailenin yanında çok mu mutlu huzurlu eğlenceli olacak hayat.hergün onlarda mı olcam.
Mantığım böyle derken diğer yandan söyleniyorum "canın istemezse otur evinde isteyince yürüyerek git" en azından taksi masrafın olmaz.sıkılınca eşinle beylerbeyine in denizi seyret deşarj ol çık evine.
Burda o da yok.Yaptığımız ümraniye çarşıyı turla gel.
Avm gezen adam değilim ama şartlar seni sıkıntıdan mağaza dolaşmaya itiyor.
Alacağım olunca bir gün biner gelirim ümraniyeye alır giderim evime.
Hemde değişiklik istiyor bünyem.
Sıkıldım burdan.Hayatım biraz değişsin.
Ama tabiki hayırlısıyla değişsin.Pişman olmak istemiyorum.rahatım bozulsun istemiyorum.
Ev almak başka bahara kaldı ne yazık ki.
Hiç değilse kirada oturacaksam geniş ferah deniza yakın evde otururum da bir naneye yarar.
Nasip kısmet herşey.
Sağlık sıhhat olsun da herşey gelir peşine.
Tek rakamlarda ve çift rakamlarda hayatım anlamlaşıyor.
81 doğumlu 2007 evliyim.
2010 anne oldum 2012 de de evim olur inş :))
Bahçeli gibi oldum :)))))))
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)