Allah'a havale etme işini askıya alıp her şeyin cevabını anında vermeye başlayalı saç beyazlaması ve uyumadan önceki iç hesaplaşmalar bitti. Çevremde adam kalmadı o ayrı tabi.
***
diye bir itiraf var.
son haftalarda kafa yorduğum,yorduğumuz bir mesele olduğu için tevafuk oldu diyelim.
Hocaefendinin bir sözü vardı:"insanları hatalarından dolayı ademe mahkum ederseniz,yeryüzünde kabulleneceğiniz insan kalmaz" diye.
harika ötesi bir tespit.
Ablamla da bunu konuşuyoruz.
yeni çevremde,yakın çevrem,ailemde,arkadaşlarımda hep bu mevzuya tutuluyorum.
düşünüyorum ne yapayım diye.
ben de de var sorun.
üslub sorunum var.
insanlar beni sinirlendirdiğinde,üzdüğünde,kırdığında,onları bozmadan ,itin götüne sokmadan rahat edemiyorum.daha doğrusu geçiştiremiyorum.
onları öyle kabul edemiyorum,görmemezlik yapamıyorum.
e haliyle herkes orospuluğu çok güzel yaptığından ben yapamayınca "öfke kontrolü" sağlayamıyorum.
Daha dün başıma geldi.
biliyorum gülmesi tamamen yalan,canım naber demesi zorlama,arkandan laf edecek o kadar belliki,ediyorlar da.
çünkü en yakın kızkardeşinin arkasından attı tuttu,sonra cepten arayınca canım nerdesin gel bekliyoruz.
şimdi kim inanır senin samimiyetine.
ama işte mesele onu öyle kabul mu edeyim yoksa sepetleyeyim mi.
mesafe koyayım ama nasıl.
hergün görüşebileceğin bir yakınlıkta.
ve ya ailenden de olabilir,akraba ilişkisi mesela.
düşünüyorum böyle insanlarla arkadaşlık kurmak zorundamıyım.
ihtiyacım var mı?
yol verdin mi de etrafında kimse kalmıyor,bilmiş bilmiş oturuyorsun evinde.
e iyi nerde?
herkese nasip olmaz ebubekirler.
var zannediyordum o da yalan oldu.
sonra ayet diyorki bana.zehracım:gerçek dost ve yardımcı olarak Allah yeter"
yalan dünya herkese gerektiği kadar mesafe.
ayarlayamadın mı sıkıntılar,huzursuzluklar,içi içini yemeler başlıyor.
bu konu beynimde taptaze.
bir sonuca varamadım.
yaşım biraz daha geçmeli belkide.
bünyem zorlanmadan kabul edebilecek olgunluğa gelmeli.
kalbim rahatsız olmayacak kadar mutmain olmalı ki,yalan dünyanın yalan arkadaşlığı beni ne mutlu etsin ne de mutsuz.
geldimi sevinme gitti mi üzülme " tepe noktasına daha çok var.
***
bir de aç parantez şunu diyeyim.
bir araştırma vardı;türkiye de her 3 kişiden biri psikolojik tedavi görmeliymiş.
ya kim yaptıysa bu araştırmayı işi gücü rast gitsin.
"ya o niye öyle dedi şimdi?"
" ya boşver onun psikolojik sorunları var,kocayla kötü yok kaynanası var yok bilmem ne"
herkes gerçekten ruhen hasta.
insanımızın kalitesi bozulmuş,dindar dediğin bile bir çuval bok.
ümraniye de otururken ben farketmeden inzivaya çekilmişim,mağaramdan çıktım ama hiç beğenmedim ortamları.
8 Ağustos 2012 Çarşamba
17 Temmuz 2012 Salı
YOĞUN
Önceden evden kızın hatırına, iki insan görsün diye zorla çıkardım.
Burda eve giremiyorum desem yeri.
Sabah ne olur ne olmaz diye hemen yemeğimi yapıp evi toparlayıp hazır kıta bekliyorum:)
Gerçi gittiğim yerler annem ablam komşular ama günde 3 posta yer değiştirince bünyem biraz afalladı.
ama her kadın gibi çabuk alıştım:)
akşamları beylerbeyi en çok.
***
blogları gezdim de içim bir tuhaf oldu.
çoluk cocuk demeden geziyor millet yaf...
parası olan bir de ingilizcesi türkiye de durmuyor zaten.
Kısmet.
Allah ım bize de yarattığın bu dünyayı gezmeyi- önce ülkemi tabii- nasip et.. amin.
hani ayet var ya" yeryüzünü dolaşın,..." diye.
İstiyorum.nasp et rabbim.
***
Bugün ablam çocuk havuzu getirdi.
üfleyerek şişirdi:)
doldurduk suyu.
bebeler önce dondu ama sonra benim kız bile başından aşağıya su döküyordu.
eğlendiler velhasıl.
kendi çocukluğumu düşünüyorum da, perişanlık ya.
anlatıp da gece gece ne canımı sıkıcam.
yanlış zamanda çocuk ve genç olmak.
evet gene kısmet deyip kısa bir terapi yapıyoruz kendimize.
Burda eve giremiyorum desem yeri.
Sabah ne olur ne olmaz diye hemen yemeğimi yapıp evi toparlayıp hazır kıta bekliyorum:)
Gerçi gittiğim yerler annem ablam komşular ama günde 3 posta yer değiştirince bünyem biraz afalladı.
ama her kadın gibi çabuk alıştım:)
akşamları beylerbeyi en çok.
***
blogları gezdim de içim bir tuhaf oldu.
çoluk cocuk demeden geziyor millet yaf...
parası olan bir de ingilizcesi türkiye de durmuyor zaten.
Kısmet.
Allah ım bize de yarattığın bu dünyayı gezmeyi- önce ülkemi tabii- nasip et.. amin.
hani ayet var ya" yeryüzünü dolaşın,..." diye.
İstiyorum.nasp et rabbim.
***
Bugün ablam çocuk havuzu getirdi.
üfleyerek şişirdi:)
doldurduk suyu.
bebeler önce dondu ama sonra benim kız bile başından aşağıya su döküyordu.
eğlendiler velhasıl.
kendi çocukluğumu düşünüyorum da, perişanlık ya.
anlatıp da gece gece ne canımı sıkıcam.
yanlış zamanda çocuk ve genç olmak.
evet gene kısmet deyip kısa bir terapi yapıyoruz kendimize.
KARILAR GÜNÜ
Nihayet günü atlattık.
epey sancılı oldu.
hep acaba başıma gelir mi diye korktuğum şey başıma geldi:elektrikler kesildi.
fırında patates ve mayası gelmiş hamurla kalakaldım.
ev de süpürülecek üstelik.
çok enteresan inanılmaz sakindim.
ablamı aradım,tavayı kaptı geldi.
fırındaki patatesi de teflon tencerede kızarttık.
evi de sildim.
5.kata kadar cep telefonu ışığıyla çıkmaya çalışmış gelenler.
yarı yolda elektrik gelmiş.
her eve giren "kız zehra senin hiç aklın yok" dedi:))
güzel geçti ama çok sıcaktı.
kısa ve yoğun geçiyor.
paracıkları almak en güzeliydi tabii.
ablamın yakınına geldiğime bir kere daha sevindim.
1 Temmuz 2012 Pazar
GECE MATİNESİ
uzun süreden beri ilk defa gece sinemasına geri döndük kocayla.
bölünmeden izlemek güzelmiş.
en son zırt pırt kalkıp küçükhanımı emziriyordum.
şimdi imsağı bekliyoruz.
sabah namazını kılıp uyuycaz.
küçükhanım sabah hesap kesmez inş.
bölünmeden izlemek güzelmiş.
en son zırt pırt kalkıp küçükhanımı emziriyordum.
şimdi imsağı bekliyoruz.
sabah namazını kılıp uyuycaz.
küçükhanım sabah hesap kesmez inş.
21 Haziran 2012 Perşembe
NE BİLEYİM
Bu ev 35 yıllık.
5 kat merdiven çıkıyorsun,3. katta baldırların titremeye başlıyor.
Öteki düz ayak tek merdivendi.ama ümraniyedeydi.
Burda tuvalet banyo eski,boyası eski yani saten boya değil klasik boya.
Kapılar eski banyo ve tuvalet bayağı perişan.
mutfak dolapları eski model,kelebekler var hala içinde.
yerler laminant değil kötü gri mineflo.
öteki eve göre o kadar eksiği varki.
düşündüm...
o eksikler aslında 5 yılın alıştığım lüksü.
banyo tavana kadar fayans değil,ama yıkanınca temiz duruyor mu tamam.sıcak suyu akıyor,kokmuyor,akmıyor.
mutfak fiyakalı değil.
salon vs .
kısaca fiyakası yok,kapı pencere yenilenmemiş.
amaaaa manzarası var.
sabah tuvalete giderken karşımda masmavi bir deniz upuzun serilmiş ,parlak güneş.
lüksü yok evin ama manevi lüksü çok.
3 dk da ablamda çaydayım.
anne gel dediğimde pazara uğrayıp en fazla yarım saate gelir dolana dolana.
eve giderken kardeşim uğruyor.
işim çıktı feroyu ablama bırakıp işimi hallediyorum.
canımız sıkıldı al kızı omzuna yallah beylerbeyine in.iç sigaranı salla kızı salıncakta çık evine geri,demle çayını iç.
banyo tavana kadar fayans olsa bu rahatlık olmayacaktı,kapılar amerikandı orda ama amerikalardaydım sanki.
tarihi geçmiş margarin, çikolata sosu atmak çok burkuyor insanı.
burda yetmiyor çarliston, domates.
kız bile değişti 2 haftada.dili açıldı daha mutlu daha konuşkan daha kudurgan.
canım sıkıldığında iki çift laf edeceğim insanlar 2 dk uzaklığımda ve bu insana huzur veriyor.
yeni bina ve yeni dairede bu huzur olmayınca heryer dört duvar.
mutluluğun paylaşmakta.
mutfağım eski ama misafirlerime ikramı daha bir yenilenmiş duyguyla hazırlıyorum.o eskilik gözüme görünmüyor.
mutluluğum herşeyden daha önemli.
gurbette ölen şehit hükmünde.
gurbet uzaklık demek,görüşememek,gelenin gidenin olmaması demek.
zor bir şey ki ucunda şehitlik var.
paylaşmak,birlikte yürümek,kalabalık sofralar,çocuk çığırtıları arasında çay içmek bunlar yaşadığının anlamı,yanlız olmadığının.
ömür yalnız da geçiyor sevdiklerinle beraberken de.
her anını dolu,bereketli,anlamlı,mutlu geçirmek çok önemli.
en önemli şey hatta.
fiyakalı evde oturucam diye bunlardan feragat etmenin anlamı yok.
güzellikler bile şahit istiyor.
evin güzel, gelen gören olmayınca al sok biryerine.
evin eski ama sohbetin canlıysa,yenileniyorsan her misafirin geldiğinde.
O masmavi denizin üstünden ağır ağır geçiyorsa gemiler,martılar sen risale okurken cama kadar geliyorsa,havai fişekleri ışığı kapatıp kızını kucağına alıp kocayı öperek izliyorsan.
kapı çaldığında komşun "ne yapıyorsun,gelsene çay içelim" diyorsa teklifsiz.
ablan akşama çaya gelin tatlım var diyorsa.
pazara giderken komşun fazla pazar arabasını veriiyorsa,
ne bileyim daha ne arasın insanoğlu sağlık sıhhatten başka.
5 kat merdiven çıkıyorsun,3. katta baldırların titremeye başlıyor.
Öteki düz ayak tek merdivendi.ama ümraniyedeydi.
Burda tuvalet banyo eski,boyası eski yani saten boya değil klasik boya.
Kapılar eski banyo ve tuvalet bayağı perişan.
mutfak dolapları eski model,kelebekler var hala içinde.
yerler laminant değil kötü gri mineflo.
öteki eve göre o kadar eksiği varki.
düşündüm...
o eksikler aslında 5 yılın alıştığım lüksü.
banyo tavana kadar fayans değil,ama yıkanınca temiz duruyor mu tamam.sıcak suyu akıyor,kokmuyor,akmıyor.
mutfak fiyakalı değil.
salon vs .
kısaca fiyakası yok,kapı pencere yenilenmemiş.
amaaaa manzarası var.
sabah tuvalete giderken karşımda masmavi bir deniz upuzun serilmiş ,parlak güneş.
lüksü yok evin ama manevi lüksü çok.
3 dk da ablamda çaydayım.
anne gel dediğimde pazara uğrayıp en fazla yarım saate gelir dolana dolana.
eve giderken kardeşim uğruyor.
işim çıktı feroyu ablama bırakıp işimi hallediyorum.
canımız sıkıldı al kızı omzuna yallah beylerbeyine in.iç sigaranı salla kızı salıncakta çık evine geri,demle çayını iç.
banyo tavana kadar fayans olsa bu rahatlık olmayacaktı,kapılar amerikandı orda ama amerikalardaydım sanki.
tarihi geçmiş margarin, çikolata sosu atmak çok burkuyor insanı.
burda yetmiyor çarliston, domates.
kız bile değişti 2 haftada.dili açıldı daha mutlu daha konuşkan daha kudurgan.
canım sıkıldığında iki çift laf edeceğim insanlar 2 dk uzaklığımda ve bu insana huzur veriyor.
yeni bina ve yeni dairede bu huzur olmayınca heryer dört duvar.
mutluluğun paylaşmakta.
mutfağım eski ama misafirlerime ikramı daha bir yenilenmiş duyguyla hazırlıyorum.o eskilik gözüme görünmüyor.
mutluluğum herşeyden daha önemli.
gurbette ölen şehit hükmünde.
gurbet uzaklık demek,görüşememek,gelenin gidenin olmaması demek.
zor bir şey ki ucunda şehitlik var.
paylaşmak,birlikte yürümek,kalabalık sofralar,çocuk çığırtıları arasında çay içmek bunlar yaşadığının anlamı,yanlız olmadığının.
ömür yalnız da geçiyor sevdiklerinle beraberken de.
her anını dolu,bereketli,anlamlı,mutlu geçirmek çok önemli.
en önemli şey hatta.
fiyakalı evde oturucam diye bunlardan feragat etmenin anlamı yok.
güzellikler bile şahit istiyor.
evin güzel, gelen gören olmayınca al sok biryerine.
evin eski ama sohbetin canlıysa,yenileniyorsan her misafirin geldiğinde.
O masmavi denizin üstünden ağır ağır geçiyorsa gemiler,martılar sen risale okurken cama kadar geliyorsa,havai fişekleri ışığı kapatıp kızını kucağına alıp kocayı öperek izliyorsan.
kapı çaldığında komşun "ne yapıyorsun,gelsene çay içelim" diyorsa teklifsiz.
ablan akşama çaya gelin tatlım var diyorsa.
pazara giderken komşun fazla pazar arabasını veriiyorsa,
ne bileyim daha ne arasın insanoğlu sağlık sıhhatten başka.
NELER OLDU NELER
28 mayısta taşındık.
27 mayıs 5.evlilik yıldönümümüzdü:)
eksik gedik kalmadı pek.bugün yolluklar da gelince ev eve benzedi.
gün geçtikçe alıştım,karışmaya çalışıyorum.
en güzeli de annemlere yada ablama çaya gidişim ve gelişim yürüyerek.
Birde burda günler yoğun.
komşum var ,ablam ve arkadaşları.
pek boş durmuyorum.
Birde komşunun kızına kuran öğretiyorum.
güne hayırlı bir işle başlayınca zaten gün nasıl da bereketleniyor.
Yarın ümraniye ye kumaş almaya gidicez inş.
evde güzel güzel etekler giyicem.
***
HACAMAT OLDUM
bir hafta önce hacamat oldum.
Biraz canım yandı.
Başımdan,iki omuz arasından,sol göğsümden,karaciğerimden oldum.
dört bardak 20tl.
Yapılırken sürekli salavat getirdik.
başımda çok iltihap varmış,karaciğerim tembelmiş,göğsüm de tıkalıymış.
Cebrail (as) miraçta peygamberimize -sav- "ümmetine hacamatı tavsiye et" buyurmuş.
zaten yeniümit dergisinde bir makale vardı hacamatla ilgili.
okuyunce kendimi hastalık sahibi ama hacamat olursam sağlık bulacak biri gibi hissettim.
migren depresyon vs vs .
vücuttaki kirli kanı süzüp alıyor.
Başımdan olurken bir bölümü kazıdı ama saçları üzerine tarayınca no problem.
bir haftada çizikler iyileşiyor zaten.
ikinci seansın da olucam inş.
manevi yönü de apayrı.
bir niyetin olunca da hacamat esnasında dile getiriyorsun,biz de duamızı ettik:)
***
Feryali kelkabak yaptım:(
saçlar iyice perişenladı.yıka kuruttuktan sonra hiç yıkanmamış gibi çirkin duruyordu.
ince telli zaten.
ana saçı gitti umutluyum geleceklerden.
***
27 mayıs 5.evlilik yıldönümümüzdü:)
eksik gedik kalmadı pek.bugün yolluklar da gelince ev eve benzedi.
gün geçtikçe alıştım,karışmaya çalışıyorum.
en güzeli de annemlere yada ablama çaya gidişim ve gelişim yürüyerek.
Birde burda günler yoğun.
komşum var ,ablam ve arkadaşları.
pek boş durmuyorum.
Birde komşunun kızına kuran öğretiyorum.
güne hayırlı bir işle başlayınca zaten gün nasıl da bereketleniyor.
Yarın ümraniye ye kumaş almaya gidicez inş.
evde güzel güzel etekler giyicem.
***
HACAMAT OLDUM
bir hafta önce hacamat oldum.
Biraz canım yandı.
Başımdan,iki omuz arasından,sol göğsümden,karaciğerimden oldum.
dört bardak 20tl.
Yapılırken sürekli salavat getirdik.
başımda çok iltihap varmış,karaciğerim tembelmiş,göğsüm de tıkalıymış.
Cebrail (as) miraçta peygamberimize -sav- "ümmetine hacamatı tavsiye et" buyurmuş.
zaten yeniümit dergisinde bir makale vardı hacamatla ilgili.
okuyunce kendimi hastalık sahibi ama hacamat olursam sağlık bulacak biri gibi hissettim.
migren depresyon vs vs .
vücuttaki kirli kanı süzüp alıyor.
Başımdan olurken bir bölümü kazıdı ama saçları üzerine tarayınca no problem.
bir haftada çizikler iyileşiyor zaten.
ikinci seansın da olucam inş.
manevi yönü de apayrı.
bir niyetin olunca da hacamat esnasında dile getiriyorsun,biz de duamızı ettik:)
***
Feryali kelkabak yaptım:(
saçlar iyice perişenladı.yıka kuruttuktan sonra hiç yıkanmamış gibi çirkin duruyordu.
ince telli zaten.
ana saçı gitti umutluyum geleceklerden.
***
19 Mayıs 2012 Cumartesi
TAŞINIYORUZ
Deniz manzaralı,aileme yakın,beylerbeyi sahile 5 dk yürüme mesafesi,hangar gibi bir salon,5 kat merdiven çıkılan,küplüce merkezde bir ev tuttuk.
Bügun kapora verdik.
önümüzdeki pazartesi taşınıyoruz inş.
***
Yasin,tebareke ezberlendi,tecvidde sona yaklaşıldı,zaten okullarla birlikte kurs da tatil.
***
Feryal memeyi bıraktı.
bıraktırdık.
Memnunum,sırada bez var.
***
Daha da başka bir havadis yok.
Bügun kapora verdik.
önümüzdeki pazartesi taşınıyoruz inş.
***
Yasin,tebareke ezberlendi,tecvidde sona yaklaşıldı,zaten okullarla birlikte kurs da tatil.
***
Feryal memeyi bıraktı.
bıraktırdık.
Memnunum,sırada bez var.
***
Daha da başka bir havadis yok.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)
