7 Kasım 2011 Pazartesi

ÇANAK ÇÖMLEK PATLADI

Evet çarşamba günü aldığımız düdüklü tencere cumartesi günü yani arefe akşamı patladı.
Birkaç saniyeyle kızım ve ben kurtulduk.
İşim bitti yorulmayayım diye ışığı kapatıp,ocağın dibindeki çekmeceyle oynayan kızıma hadi gel annecim dedim odaya geçtim oturdum ve paattt diye bir ses.
Hemen koştum mutfağa kapısında kızım duruyor.
Bir el almış kızı kapıya getirmiş,
fero arkasına baktı ve çığlığı bastı.
Kendimi o kadar kasmışım ki bacağıma kramp girecekti.
Işığı açtım ve dumanlar tütüyor ocaktan.
Tavan salçalı su.
Mutfakta gözümü gezdirdiğim heryer salçalı yağlı damlalar.
yaklaşık 3 saat mutfağı temizledik.
Fırını çektik altı yağlı salçalı yemek.
Feryal korktu ağlıyor kucağımdan inmek istemiyor.
Bir gün önce yerlerin derzlerini çamaşır suyuyla silmiştim,dolabın örtüsünü yıkayıp ütüleyip sermiştim.
Geçikirsem hepsinin rengi turuncuya dönecek.
Ve hala benimde korkum geçmemişti.
En önemlisi;kapak aspiratörün camına çarptığı için cam kırıkları doluylu ocağın üstü.
Zaten en tehlikelisi oydu.
Neyse temizledik,aclıktan bitap düşmek üzereyken pilavla geri kalan nohutu haşlayıp nohutlu pilav yedik,üstüne bir temiz duş,kendime geldim.
İnsan düşünüyor ölüme hazırmıydım?
Tabii ki değil.
80 günlük oruç kazalarım duruyor.
Ferom çok küçük ve ben gencim :((
Sadakalar karşı geldi ve Rabbim bizi korudu.
Bayramın konusu tabii ki düdüklüylü :)
Sanırım hata bende,Tam kısmadım altını ve kapağı kollarına denk gelecek şekilde kapatmadım.
Halbuki tencere yuvarlak,her halükarda kapanıyor ve bu bukadar önemliyse o boktan kullanma kılavuzunda neden belirtilmiyor.
Neyse bir korktuğum şey daha başıma geldi.
*
Aceleciliğim başıma bela.
kafaya koydum mu o bugün olacak.
Taktım düdüklüde nohut pişirmeye.
Nohutu aradım düdüklüyü aradım hemen o hafta yaptım vee götümde patladı işte.
Bence bu aceleciliğime bir tokattı.
Halbuki hadis var "aceleci olmayan neredeyse peygamber olacak" diye.
Bu boktan huyum babamdan miras.
O da geçen tv alacak benim kartla.
Habersizden bir telefon gelir,"zehra ben beyaz eşyacıdayım gelsene hemen buraya"
İlle hemen olacak.
Olmayacak arkadaşım olmayacak.
Olmamalı.
Yoksa patlıyor işte.
*
Bayram ziyareti de iyiydi.
Kimse kızıma harçlık vermedi.
Ben süsledim püsledim giydim topukluları :)
Bütün bulaşıkları ben yıkadım,ellerim tavuk ayağına döndü.
Neyse geçti gitti bayram.
Zaten bayram annemlere gidip çay içip yemek yemek.
Bu.

2 Kasım 2011 Çarşamba

SOSYAL VARLIKMIŞIZ GERÇEKTEN

Pazar günü zor şartlarda bir tencere yaprak sardım.
Salı annemlerde olunca 4 gün boyunca onu yiycez.
Bugün arkadaşa ziyarete gittik.
O kadar çok konuşacak mevzu varki çoğu yarım bile kaldı.
o kadar dalmışız ki pepe ihatta "zehra teyze susar mısın" ikazı bile aldım :)
Konuştukça açılıyorsun,biriktirdiğin şeyleri paylaşmak güzel birşey.
Neleri biriktirdiğini neleri önemsediğini insan sohbet ederken anlıyor.
Bebeler de sorun çıkarmadığında şarj olmuş bir şekilde o günü kapatıyorsun.
Yarın da kahvaltıya gidicem inş.
hava güzel olunca çocuklu kadınların sezonu hemen açılıyor.
Gitmen gereken yerleri hemen aradan çıkarıyorsun.
Yarın bebeği benimkinden küçük bir arkadaşa bebek görmeye gitcem.
Senden öğrenecek çok şeyim var deyince,kendimi dinledim,hemen götüm kalktı :)
İnş gıcık olduğum anne triplerine girmem.
Akıl vere vere şeddeli şeddeli ,ayy uyuz oluyorum,hemen bir demir sopa bulup kafasına kafasına vurasım geliyor öyle kadınların.
***
Yalnız; sürtmek, alışık olmayan bünyeye de pek gitmiyor.
Akşam eve gelince bir boşlukta hissi oluyor niyeyse.
***
Düdüdklü tencere fobimi kırıp aldık bir tane.
Şimdi tek derdim tasam onda nohut pişirmek.
Hani yapmadan ölürsem gözüm açık gidecek.
ne kadar takıntılı bir karıyım yafff.

31 Ekim 2011 Pazartesi

EV HANIMININ GÜNCESİ

Yazmayan blogerlara kızardım başıma geldi.
Hoş aman aman okuyucum yok ama yenilenme ihtiyacı gibi geliyor yeni yazılar.
Hani sanki hiç yeni bir şey olmamış hayatımda ,yazacak da,ondan yazmamışım.
Halbuki bir küçük kızım var,her gün yeni olay,vaka,drama...
Lazımlık aldık ufakdan yetişkin olmaya başlayacak.
Daha 1,5 yaşında.
Hayatım düzene girmeye başladı elh.
Gündüz uyuduğunda okunacak kitaplarımı yavaştan bitiriyorum.
İstediklerimi sakin ve yavaştan yapmaya başladım.
Ev hanımlığını da öğreniyorum,çok zevk alıyorum bu da ayrı bir yazı konusu.
***
Deprem oldu ve 601 kişi şehit oldu zahiren.
Bütün herkes müteahhit,kimse ölümü düşünerek bina yapmaz.
Biraz kader mevzuunu karıştırıyoruz gibi geliyor bana.
Halbuki tedbir sünnettir.
Öldüren deprem değil bina.o kadar net bir cümle ki.
Tabii Van da olması ayrı bir imtihan oldu,24 şehitin ardından.
Benim de ilk duygusal tepkim akli değildi şimdi itiraf etmek lazım.
Ama ölen 4 aylık bebeklerin ne bdp ile ne pkk ile alakası var.
Allah her şerde bir hayır gizlemiştir.
İnş farkında oluruz millet olarak.

10 Eylül 2011 Cumartesi

İZİN BİTİYOR

Üsküdar a inelim dedik.
İkindiden sonra anca.
Uyudu uyandı yemek namaz ikindi oluyor.Bahanemizde hazır güneş geçsin diye.
Neyse hanımefendiye terlik aradık durduk.Balkon terlikleriyle boğuşuyor.
Bir tane aldık şeffaf güllü müllü bişey.
Ama sahilde yürüyor biz gülmekten geberiyoruz :))
Şıpıdık şıpıdık öttürerek gidiyor.
O da beğendi sesini nasıl vuruyor yere yürürken.
Ne deniz gördü gözü ne vapur.
Gözler terliklerinde.
Gelene geçene gülüyor millet haşat oluyor :)
Zararsız ziyansız geçti elh.
*
Otobüsteyken kardeşim aradı,bize gelmiş kapıda ambulans polis arabaları falan.
Ne olduğunu da öğrenemedi leyla.
Tabi ben meraktan öldüm.
Yeni kiracılardan biri intihar etmiş.
Yayılan dedikodu bu.
Ben okula gitmediğim gün hocalar kavga ederdi,işe gitmediğim gün patron olay çıkarırdı falan.
Vukuatlara şahit olamamak gibi bir yeteneğim, kaderim var.
*
Yarın eltim,kocanın dayısı teyzesi misafirim.
akşam çayına.
Çok hoşuma gidiyor misafirlikler.
Geçen gün balkonda kocaya "ya biz birine çaya gidelim yada biri bize gelsin çok daraldım" dedim.beş dk geçmeden kuzen aradı çaya gelicez diye.
Çok sevindim ve şaşırdım.
Birşeyi çok isteyince Rabbim nasip ediyormuş hakkaten :))

9 Eylül 2011 Cuma

TÜRBE GEZİMİZ

Koca izinde.
Yıl içinde planladığımız herşeyi unuttuk.
Hep yapmaktan sıkılmadığımız birşeyi koyduk listede en öne: türbe gezmek.
Kocamustafa paşa da ki sünbül efendi ye hiç gitmemiştik.
Oraya gittik ve ben mahalleyi çok sevdim,oturabilirim orada.
Yusuf sinan nam-ı diğer sünbül efendi,çifte gelinler(hz.hüseyinin kızları rivayete göre)
Türbedarın karısı ile lafladık.
Gördün mü himmetini?- görülmezmi dedi,zorladım ama anlatmadı.
Muharrem ayında aleviler çifte gelinlere akın ediyormuş yanlız türbeye ayakkabılarıyla giriyorlarmış,müdahale edince de "vergi veriyoruz biz" diyorlarmış!!!
**
Ordan merkez efendi ye gittik.
Çilehaneyi görmek için çok heveslenmiştim,geçen sefer çok etkilenmiştim çünkü.
Türbeler müdürlüğünü iki kere arayıp restorasyon varmı yokmu diye aradık,yok dediler,veee sürprizz.
6 aydır restorasyondaymış.
Topkapıya gidiyorsun ümraniyeden.
çıldırmamak elde değil.
iki çocukla.
**
Ordan da atladık taksiyle yavuz selimin türbesine.
Yaklaşık 2 saat vakit geçirdik.
Restorasyondaydı hamileyken gittiğimde.
tertemiz olmuş,miss gibi.
Ve hayatımda ilk defa kadınlara ayrılan mescidin havadar geniş olanıyla karşılaştım ve çok mutlu oldum.
Yavuzuma da bu yakışırdı.
Tertemiz,halılar krem rengi,caminin içi de kendi gibi,,sade ve ağır.
büyük, sakin.
Arka tarafta oturma yeri var.banklar vs.
Merkez efendi köftecisinden ekmek arası yaptırıp ayranla yedik,karşımızda haliç,boğaz.deniz püfür püfür esiyor.
Feryal durmuyor hep peşinden koş.
kediler bu kediler,uyuz oluyorum camilerin bu tarafına.
Yavuzun eşi kanuninin annesi Hafize sultanın türbesi bir asır önce depremde yıkılmış yarıya kadar.
Biraz hüzünlendim kabrinin başında.
Nasıl bir eşmişsin nasıl bir anaymışsın sen dedim.
Rabbim hepsinin kabrini nur etsin,himmetlerini üzerlerimizden eksik etmesin.
Amin.
***
Bu gezide ablamları da aldık yanımıza,maideyi de tabii.
Bi uslu bi uslu.Feryali kudurttu sürekli.
Güzel anlar paylaşıldıkça değerleniyor.
Kocayla gitmiştik ama ablamlarla gitmek çok farklıydı.
Çok memnun oldular mihmandarımızdan :)
Feryal fatihte uyudu veznecilerde uyandı.
Kocayla tanıştığımız pastanede bir çay tatlı yaptık,doğru eve.
***
Gezmeyi seviyorum.
Rabbim!bana istanbulun tadını çıkarmayı nasip et.

31 Ağustos 2011 Çarşamba

YAŞ 30

Dün 30 yaşımıza girdik.
Hey maşallah.
nasıl da geçmiş 30 yıl,bomboş.
20 ile 30 arası çok şey yapmak istemiş ama nasip olmamış bir şekilde,heyheyli,gergin,güzellikleri de olan koca bir aralık.
hani yaşlılar derler ya "ömür nasıl geçti anlamıyorsun" yuh derdim.
Otuzu anlamayan altmışı da anlamaz.
Daha güzel günlere inş.
***

31 Temmuz 2011 Pazar

HEY MAŞALLAH


Yazı yazmayan bloglara sinir olurdum.

Ne işleri var sanki,okuyoruz ya.. diye diye kapatırdım sayfayı.

Hakikaten insanın eli değmeyebiliyor.

Kaç aydır bilgisayara elimi sürmedim.

Klavyem de zayıflamış zaten.

Gazeteye bile bakıyorum,okumuyorum.

Feryal hanımdan hiç fırsat kalmıyor.

Kalınca da okunacak kitabıma ve kurana veriyorum o dakikalarımı.

Bilgisayar internet o kadar gereksiz geliyorki.

Olmasa da olurmuş demek ki.

Face twit vs hiçbirşeye takıntım da yok üyeliğimde.

Aslında özgürüm.

Mailime bile bakmıyorum.

Önemli birşey olursa telefondan ararlar diye.

Saldım biraz sanal medyayı.

Köşeyazarları bile acil gelmedi bana.

Annelik hayatındaki sıralamaları değiştiriyor.

Biraz da sohbet dinliyorum ve bu bana dini okumaların ve dinlemelerin daha kıymetli olduğunu hissettiriyor.

Yani mutluyu yada fatmanın köşesini okumaktansa birkaç sayfa kuran okumak daha anlamlı geliyor :)

***

Feryal 15 ay oldu nerdeyse.

Bebeğin keyfi 14 aydan sonra çıkıyor.

Boku nezaman çıkar bilmiyorum.

Bazen çıldırttığı oluyor.Doluyorum,sinirlerim bazen laçka gibi oluyor,çığlık atasım geliyor vs.

Ama iyikide yapmışım bu bebeği dedim anlar var tabiiki.

Şımarır gibi hareketler yapıyor,oyunlar,çığlıkları vs.

Senden bir parça.

Çok enteresan bir duygu.

hala bana bakarken bu benim kızım mı diyorum.

hala yüzünü seyrediyorum.

Ama rüyalarıma pek girmedi daha.

***

Park maceralarımız oluyor.

Not aldım,yazıcam.

Dışarı alıştırmadan yazı atlatmayı düşünüyorum.

***

Ramazan geldi.

Biraz tedirginim.İki senedir kaytarıyorum ve bu sene bebek var.

Hayırlısı.Her sene bu korkum olur ve ilk iftarda geçer.

***

Bu sene teravih kılmak istiyorum ama arkadaş arıyorum..

Buyuk çocuğu olsun feryale baksın,ben de sıkılmadan teravih kılayım.

Bakalım nasipse gelir elden yemenden.
***

Herkes tatilde.

Ya köyünde ya denizinde.

Biz İstanbul u bekliyoruz