16 Temmuz 2009 Perşembe

AMCAM NAMI DİĞER HİTLER

Amcam ve yengem istanbuldalar.
Salı günü ben ağırladım evimde.
Yoruldum.
Yoğun geçti.
Bir daha misafir gittiğim evin hanımını yalayıp yutucam :)
çok yoruluyor insan.Ne kadar evde olsam da o gün,o sabah yapılacak şeyler olduğundan insan yetişemiyor.
E ben gedikli bir ev hanımı da olmadığımdan.
Amcama hep aklımdaki soruları sormak isterdim...
Kısmet o güneymiş.
Babam keyfi yerindeyken eskilerden,köyden,biraderlerinden bahseder ve inanılmaz güleriz.
Babam çok esprili bir insan,bu yönünü çok seviyorum.
Hikayeleri kısa öz ve komik :)
Amcama babamı sordum.başkalarının gözüyle- özellikle yakın kardeşinin-nasıl bir insan?
Çok enteresan,pek bir şey söyleyemedi amcam.
Sonra kendi de şaşırdı.Hiç ayrı kalınmadı nasıl biri diye hiç düşünmemişim demek ki dedi.
Tabii beni tatmin etmedi.
Çünkü babamın çok enteresan bir karakteri var.
İnsanı sinir de eder mutlu da.
**
Eskilerden insanların birden hayatınıza girmesi ne güzel.
O günleri düşünüyorsunuz ve hafızanız size pislik yapmadan hep iyi şeyleri hatırlatıyor ve mutlu oluyorsunuz.
Biraz da ayrılığın neden bu kadar hüzünlü olduğunu.
Eskilere daldı herkes,en çok da amcam.
Yemek masasından kalkarken amcam biraz duygulandı: sizi kızlarımdan ayırd etmiyorum çok hislendim dedi.
Tabi annem ve yengem ağlamaya hazır yaşlarında olduklarından hemen gözleri kızardı.
Güzeldi bee :))
***
kocam rahatsız,havalar çarptı herhalde.
Bir evde kadınların hasta olması en normal olan.
Erkekler hasta olunca evin havası çok değişiyor.
Ben huzursuz oluyorum,ayda yılda bir hasta olduklarından insanı saran bir gerçek hastalık duygusu oluyor,ama kadınların öyle değil hani osuruktan hasta oluyoruz,uyuyunca geçen tarzda ama hergün :)
Çok uzun bir cümle oldu ne yazdığımı anlamadım :)
****
Hala sabah namazında uyuyup öğlen birde kalkıyorum.
Ve inanılmaz bereketsiz geçiyor günlerim.
Düzenim bozulunca zor düzeliyor.
***
Fotoğraf makinem ablamda kaldı.
Resimleri sonra yükliycem.

10 Temmuz 2009 Cuma

SABAH NAMAZINA NASIL KALKILIR?


Geçen almıştım kitabı,iki gecede bitirdim.
Çok güzeldi.
Bildiğin gerçekler ama ne kadar lakayt kaldığını gözler önüne seriyor.
Dün gittim 5 tane daha aldım.
Etrafımdakilere okutucam,gerekirse cebren ve hile ile.
İlk önce namaz neden önemli,sabah namazının kıymeti,namaz kılmayan insanların bahaneleri ve çürütme yolları.
Sabah namazına nasıl kalkılır?
Kurarsın cebini kalkarsın dimi?:)
İşte öyle kolay olsaydı herkes şuan yarı evliya idi :)
okuduktan sonra elh hep kalktım namaza.
Hatta geceleri uyku tutmuyor,dün tam uyuycam ezan okunmaya başladı,kılıp yattım.Şuan tam 4 saatlik uykuyla duruyorum.
İnş bu gece uyku problemim bitecek.
Evet imandan sonra ilk sorulacak amel; namaz.
neden önemsemiyoruza biraz parmak basmış.
Okuyunca "ooo bu kadar dikkat etsem zaten kılarım"diyorsunuz ve inanılmaz gerçek geliyor karşınıza."ee kıl ozaman,hatırladın işte önemini"
Misal: kalktınız ve gusül almanız gerekti ve saadece yarım saatiniz var ne yaparsınız?
Ben ve diğerleri normalde ne yapar ?
kazaya bırakır.
ama işte adam diyorki savaşta,komada,baygınlık halinde değilsen bütün mazaretler dama.
Kalkıp abdest almanın binbir türlü çaresini anlatıyor.
Ama satır arasında diyorki "hiç bir bahane namazı kazaya bırakmaya yeterli değil,kaldır kıçını ve kıl namazını"
Bu kadar.Kitabın yaptığı en güzel şey bu.
Seni uyandırıyor ve namaza daha dikkat etmen gerektiğini,kazaya kesinlikle bırakmamak ve bunun için bahanede üretmemen gerektiğini adam tane tane yazmış.
Hemde çok ince bir kitap.
Kitap okuma özürlüler için de kaçacak bir bahane yok.
Namaz platformu oluşturulmuş.
Ben beğendim ellerine sağlık cemil abinin.
Şimdi her hevesli kılınışta ona da sevap var.
Oooh ahiretide kaptı ne güzel :)
***
bazı başlıklar yazayım kitaptan ve bitireyim:
"kişi ile şirk ve küfür arasında namazın terki vardır"hadis-i şerif

bir müslümanın en büyük alameti namaz kılmasıdır.

dünyaya çalışıp rızık kazanmak için geldiğini sananlara ;rızık veren Allahtır.onun verdiği rızkı elde etmek için verdiğiniz uğraşı,namaza bahane göstermeyin.

Şeytan,allah ın azabını unutturup sadece affına güvendirerek sizi isyana sürüklemesin.(lokman süresi:33) allah affetsin diyerek namazı terk edenlere.

veee en son :NAMAZ GÖNÜL İŞİDİR.

7 Temmuz 2009 Salı

GECE YOLCUSU


Ankara da alıştık gece bu saatlere kadar oturmaya.
Şimdi erken kalkamadığımdan gece kuşu modundayım hala.
İyi bir şey mi bilmiyorum.
Herkes uyurken uyanık olmak.
Deniz gibi geceleri de sevmiyorum galiba.
Sevgi dili iletişim olan bir insan olarak geceler bana göre değil.
Herkes herşey suskun.Gizliliği hatırlatıyor bana ve ben gizli olan şeyleri sevmem.
kendimi kitaba verdim iki gündür.
Ahmet Altan nın İçimizde bir yer kitabını bitirdim demin.
Okurken hayran kalıyorum bu adama.
O tasvirler,tahliller,betimlemeler...
İnsanın dile dökemediği hallerini,duygularını,saçmalıklarını öyle güzel ifade ediyorki okurken "yaşa" diyorum.
Gerçi romanlarını daha çok seviyorum.
Geçen endişeli peri mim oyununu başlattı.
Hangi kitabı görseniz bir adam/kadının elinde ,onunla tanışmak isterdiniz gibi bir şey.
Benim aklıma ilk yine Ahmet altan nın kılıç yarası gibi kitabı geldi.
Onu okuyan biriyle o an tanışıp kitabın mütalaasını yapmak isterdim.
Roman okumayı gereksiz bulan ablama o kitabı verdiğimde bir günde okumuş ve ertesi gün öyle güzel kitabı konuşmuştuk ki.Hala hatırladıkça gülerim.
Çok etkilenmiştim karakterlerden,anlatımdan.
Neyse beni tanımıyor endişeli peri ama ben oyununa dahil oldum :)
Neyse birazdan yatağıma geçicem ve uykuya dalmayı bekliycem.
Yarın erken kalkıp yürüyüşe çıksam keşke.
gerçi sıcaklar burnumdan getirmezse.
Niyetliyim lakin.
Allah rahatlık versin.

5 Temmuz 2009 Pazar

KİTAPLARA SALDIR

Ümraniye okuyor diye bir çadırımız var.
Fiyatlarını kontrol ettiğim bir kaç kitap vardı burada çok uygun indirimlerle aldık.
Çıkarken satıcı arkadaşlarla sohbet ettik ve çok üzüldüm.
Bağcılara kurduğumuz yer buranın yarısı ve orada inanılmaz ciro yapıyorz diyor.
Ben şaşırdım hangi bağcılar ya hani bizim bildiğimiz bağcılar mı?
Evet dedi.Ümraniye de bu kapasite yok diyor.
Ki ümraniye de hafta içi bile çarşıda gezemezsiniz inanılmaz kalabalıktır.
İlle birisi girer dimi bu çadıra.
yok hepsi çul çaputa sardırmış.
Semtim adına üzüldüm.
ama kendi adıma sevindim uygun aldım kitapları.
Tam konuşurken bir genç kız geldi:
-sadece okumak için mi kitap var burda? diye akıllara durgunluk veren bir soru sordu.
Tabi ben bastım kahkahayı:)
Yok canım bazılarını yüzüne sürüyorsun :)))
****
Fatma Avcı - anneliğe yolculuk

Adem Çevik - edebiyatımızda ramazan

Haluk Dursun - istanbul da yaşama sanatı( hocayı heryerden takipteyiz :) )

Cemil Meriç - bu ülke ( gazetede bir makale vardı.ilk hangi kitaptan başlamalı cemil meriçe diye.herkes bu ülke yi önermişti.aldık bakalım)

Cemil Tokpınar - sabah namazına nasıl kalkılmalı (bana çok lazımdı bu kitap)

Bülent orakoğlu- ihanet çemberi (tv de izledim ankara da.Ve kesinlikle bu adamın kitabını almalıyım dedim)

Kemal tahir - esir şehrin insanları ( devlet ana yı okuyunca hayran oldum lisedeyken karılar koğşunu okumuştm.nefisti)

UN KURABİYESİ

Nice aylardan sonra fırını çalıştırdım.
Un kurabiyesi yaptım.
Yalnız bunların beyaz olması lazım.
benim fırın mal blmuş mağribi gibi :)
Saldırdı kurabiyeme.15 dk da bu hale getirdi.
Tadı iyidi ama.
Bu blog yazarı mutfağa da giriyor yani :)

HIZLI TREN MACERAMIZ

Bu trenler 250 km yapıyorlar.
Gözlerimizle gördük ve ahanda belgesi :)
Bu ekranlar koltukların önünde.Nerdesin ilk varış yeri vs anında görüntü.
film olarakda devrim arabaları :)
sanki bu trenleri biz ürettik :)
ama olsun gene de çok güzeldi.
Gelirken bussines de geldik.Lükstü şimdi allahı var.
İkramlar güzel.çalışanlar gayet şıktı.
ortadaki aynalı camda makinisti izleyerek geliyorsunuz.
Bol bol cem yılmaz ı yad ettik.
"bussines uçakların kıç bölümü büyük olur.neden?bussines uçanın götü büyük olur da ondan :))"
hakkikaten koltuklar büyüktü :)

Dış görünüşü de civcivli :)


Biz gene ankara ya yolumuzu düşürürsek bu trenlerle gideriz.
Ben beğendim trenleri.Rahattılar.Kulaklıklar steril takıyorsun ve filmini radyonu öyle dinliyorsun.
trenin tek kötü tarafı cep telefonu kullanıyor olmak.
Bizim millete gerek yok bu tavizi vermeye.
Bazıları bokunu çıkarıyor.
Birde turkcell bedava konuşmalı bir halt çıkarmış.
Önümüze çıkan arayacağınız biri varmı beleş benim hat diyordu.
ve o hatlı olanlardan trende bolca vardı :)
Neyse TCDD yi kutluyorum.
kısmetse istanbul ankara tek seferde hızlı gidelim.

ABBAS DÖNDÜ :)


Çiçek sahibi iseniz bu çiçekler ne olacak ben gelene kadar diye bir düşünce sizi rahatsız eder.
Annemin bir yeşil parmak olması dolayısıyla yukarıdaki formülü bulduk.
Anahtar verecek samimi komşularım olmadığı için ki olsada vermem ben :)
Evdeki bütün kap kacağa su doldurup içlerine saksıları koydum.
Bir hafta yeter o kadar su diye.
geldiğimden beri su dökmüyorum çiçeklere çünkü hala ıslak toprakları :)
Sakız sarmaşığının bütün çiçekleri gitmiş ve hala tık yok.
tek zayiat bu kadar elh.
geldiğimde de bütün çiçekler yerlerdeydi.
Mutfağım küçük bir seraya dönmüştü.
Haa birde mutfakta çiçekler kaldığı için huylandım ve geldiğimin ikinci günü evdeki bütün kilimleri yıkadım.
Sonuç kahverengili olanın rengi soldu ve diğerlerinin de püskülleri karardı.
lafın özü .ıçıp batırdım kilimlerimi.
hoşgeldim ev kadınlığına :))