13 Haziran 2008 Cuma

HUMEYNİ'Yİ SEVEN KAPALI KIZLAR

Fatih Altaylı yaratığının sunduğu programda dile getirmiş kızımız bu cümleyi.
Humeyni yi seviyormuş!!!
Neden ve neyini acaba merak ettim.

Başını zorla açtırmak ne kadar abes ve günah ise başını zorla kapatmakda o kadar vebaldir.
Koca koca hadisleri bilmiyor mu bu zorbalar.
"Nefret ettirmeyin sevdirin,korkutmayın müjdelejin" hadisi en başta.
Atatürk'ü de sevmiyormuş.
Dağa taşa,havaya karaya her tarafa resminin asıldığı,
7 yaşımızdan beri zorla öğretilen,ezberlettirilen,gözümüze sokulan,
Türkiye'nin kaderinde emeği geçmiş bir insanın
sevilmemesi..
Aman aman kıyamet kopmuş.
Nasıl olurmuş?
Çok basit olmuş işte.

Nedenini biraz düşünsünler bence.
Gerçi kız bayağı bir saçmalamaış ama yinede onun görüşü öyle.
Saygı duymalıyız.
Ben seviyorum herkes sevsin diye zorlamıyor.
Görüşünü açıklamış.
Ama bence hiç iyi yapmadı.
Zaten "türbanlılar iran'a"diyen zihniyetin ekmeğine yağ sürdü.
Ama en azından artık bazı tabular yıkılıyor.
İyi yada kötü hislerin,düşüncelerin dillendirilmesi güzel gelişme.
Ama ben şunu hiç anlamam.
İyi ya da kötü Türkiye tarihine emeği geçmiş bir insana hakaret edilmesi hiç de doğru bir davranış değil.
Kızıl sultan ne kadar saygısızca bir lakap ise Atatürk e de hakaret edilmesi o kadar terbiyesizlik.
Günahıyla sevabıyla artık tarihimizle yüzleşmemiz gerekiyor.

Asla hakaret etmeden gerçekleri kabul etmeliyiz.
Beğenirsiniz ya da beğenmezsiniz icraatlarını.
Onlar bizim insanımız.
Kendimizin bile eleştirdiğimiz kararları yok mu Allah aşkına.

İlber hoca'nın dediği gibi "enver paşa ya hakaret çok yersiz.kötü bir siyasetçi ve beceriksiz bir askerdi.kesinlikle hain değildi"diyordu bir yerde.
O zaman alınan kararlar kendi düşüncelerinize ters gelmiş olabilir ama sonuçta kocaman bir kurtuluş hikayesi var.
Bize uzak geliyor belki işgaller.
Akababa gibi şehirlerimize abanmaları.
Nihayetinde bir savaş oldu ve başta Mustafa Kemal vardı.
Kime neye kızıyoruz ki.
Şimdikilerin ne Atatürk le ne de din ile alakaları var.
O yüzden yaptıklarını Atatürk e bağlamaları çok saçma.
Dindar insanlarında Atatürk e cephe alması anlamsız.
Gıybet günahtır.
SEVMEDİĞİN İNSAN BİLE OLSA.
İstediğim şeylerden biri de osmanlı çöküş-cumhuriyet kuruluş tarihi arşivlerinin halka açılması.
Asıl ozaman görelim gümbürtüyü.
Belgeler orda dursun gitsin herkes okusun.öğrensin.
Gerekirse filmleri,sinemaları çekilsin
Ama öğrenelim arkadaş artık gerçekleri.
Padişahın ülkeyi satmadığını,
Atatürk'ün insani yanlarını,zaaflarını,milli şefin ali cengizlerini.
O zaman zaten herkes istediğini öğrenir de söyler de.
Kimsede bir şey demez.
Daha bir başörtüyü halledemediler.
Sıçıp batırdılar.
Benimki de boş heves.
Sıcak hava ondan herhalde :)

11 Haziran 2008 Çarşamba

ORDAN BURDAN

Bir haftadır AT gibi yürüyorum ama hala tonajımda bir değişiklik yok :(
Her seferinde olduğu gibi yine yanıldım.
Benim tek kurtuluşum yürüme diyordum.
Hani?
Hani?
Hoş son tansiyon vakasından sonra suya ve tuza saldırmış olduğumdan belki...
hani tuz vücutta suyu tutarya.
Hani belkim ondandır :)
Nerden baksan 3 lt EN AZ içtiğim su gün boyu.
Bunu ne zaman,hangi aralıkta boşaltıcamda tartı gerçeği sadece gerçeği gösterecek :))
Sabır sabır yaa sabır.
İyi oldu hayvan gibi yediklerime sayıyorum.
***
Sınavlar bitti ve ben hala dediklerime konsantre olamıyorum.
Yürüyüş beni bitiriyor.
Akşam 8 de yemek yiyip az dinlenip öyle veriyoruz kendimizi yürüyüşe.
Geliyoruz 9:30
Akşam namazı saat 10 gibi kılınıyor :)
Eğer banyoda varsa..
Bittim.
Yani o yapacağım hiçbirşeye vaktim ve de dermanım kalmıyor.
İşin tuhaf tarafı bu yürüyüşlere yaz boyu devam edersem ben hiç bir halt yapamıycam.
Ne anladım sınav stresimin bittiğini.
Zaten bu aralar nane ve limon kıvamındayım.
Neyse.
Her şerde vardır bir hayır.
Bakalım rüzgarlar ne yönden esecek,neleri getirip neleri götürecek.
İzle ve gör ve de dua et.

10 Haziran 2008 Salı

YASAKLAR

"Yasakların şiddeti artıkça, başörtülü kadınların ve genç kızların hem entelektüel hem de sanatsal kapasiteleri artmaya devam edecek. Bunun iki sebebi var.
Birincisi tesettürlü genç kızların "ol"ması için aileler ve sosyal yardım kuruluşları her türlü imkanı seferber etmeye çalışıyor.
İkincisi başörtülü kızlara uygulanan "devlet baskısı", genç kızları yaşıtlarına oranla hayata karşı bağışıklık sistemini güçlendiren bir "aşı" vazifesi görüyor."
Diyor Fatma Karabıyık Barbarosoğlu
Çok haklı.
İnadına meslek sahibi olanlar.
Yabancı dili halledenler.
Evliliğinde,anneliğinde,işçiliğinde,vatandaşlığında daha bir bilinçli olma hali.
Hani zaten göze batıyoruz yanlış yapmayalım baskısı.
Sabah Fatma karabıyık ı okuduktan sonra aklıma gelen ilk şey;
HER ŞERDE VARDIR BİR HAYIR oldu.

9 Haziran 2008 Pazartesi

FEDAKARLIK

Ekşi sözlükten bir kaç anlam :)

* İnsanın bir yerlerine kazık olarak geri sokulan,değerini bilenden başkasına gösterilmemesi gereken anlayışlı olma hali..

* aşkın kantarıdır.

* Karşılık beklenerek yapılmayan yok illa karşılık beklendiğinde hayal kırıklığından öte gidemeyen kendi kendine işkence yapma metodu ...:))

* bu özelliği barındıran kişi ehil ellere düşmezse çok acı çeker.

* konforunuzdan kaybettirip konumunuza kazandıran kavram.

Bunlar çok beğendiklerim.
Nerden esti şimdi bu laflar...
Annelerin kendilerinden fedakarlık edip çocukları için yaşamaları ne kadar anlamlı?
Kendi hayatının konforundan vazgeçip diğer sevdiğin insanlar için çabalama ne kadar doğru?
Ve bu insanların buna ne kadar değdikleri?
Ya da bu tırpanlanmaya dur diyemiyorsanız....
Ahirette gerçekten mükafatı var mı yoksa Allah verdiği aklın hesabını soracak mı?
Hangi çizgide bitiyor fedakarlık ?
Ya da hangi çizgide iş eşşekliğe dönüşüyor?
Merhametle alakadar bir mevzuu mu?
Yoksa acıma,acınacak hale düşersin özdeyişinin bir başlangıcı mı?
Ezildiğin bir ülkede yaşamak fedakarlık mı?
Sevdiğin insanları düşünüyorsan ve fedakarlık yapıyorsan neden o insanlar bu durumu görmüyor?
Ve görmeyenleri,insanlar neden sever?
Bu bir kısır döngü mü yoksa gerçek fedakarlık bu mu?
Bu düşünceler aklından geçiyorsa zaten fedakarlık yapmamışsın demektir.
Feda-kar mı fedakar mı olunmalı?
Ve daha bir sürü soru....



5 Haziran 2008 Perşembe

YAZIKLAR OLSUN

Anayasa mahkemesi başörtüsünü serbest bırakan anayasa değişikliğini REDDETTİ şu saat itibariyle.
İçim bir tuhaf oldu.
Baykal ve şürekası kına yaksın kıçına.
Ve diğer dinsiz imansızlar.
Allah'ın randevu gününde bunların hesabı verilecek.
YAZIKLAR OLSUN.......
YAZIKLAR OLSUN.......
YAZIKLAR OLSUN.......

Bu kadar mı devlet kademesi dinden nefret eden insanlardan oluşur ya!!!!
Hiç mi okutmadı bizim millet evladını bu yerlere gelecek şekilde!!!
Neden böyle kritik yerlerde masonlar var????
Neden müslüman olduğumuz iddiasında bulunuyoruz hala ????
Ve müslümansak hani nerede bunun göstergesi ????
Bu kadar mı angut,cahil,gerzek insan topluluğu olmuşuz ??
Muhafazakar insanlar neden pısırık? neden önemli görevlerde yoklar ve neden etkili bürokrat olmadılar ??

***
MÜSLÜMAN ;
Akıllı olur.
Etkili olur.
Güçlü olur.
Okumuş olur.
Bilgili olur.
Eğitimi TAM olur.
Bunlar olmazsa sen hala evinde otur başörtüsüyle.
Ellerinden gelse sokağa çıkarmayacaklar.
Bizde müslüman müslüman oturalım.
Gardiyanlardan kim koruyacak hesabı hangi HUKUK bizim hakkımızı verecek şimdi ?
O kademelere gelene kadar ne gerekiyorsa yapacaksın.
Taki borun ötene kadar.
Yoksa daha çok bildiriler,daha çoook anayasa reddiyeleri.
****
Orospuluk serbest üniversitelerde türban yasak :)
Esrar serbest türban yasak.
Bira serbest türban yasak.
Mini etek serbest türban yasak.
Teşhirci kaşarlara serbest kara böceklere yasak.
Pkk lıya,anarşiste,koministe serbest BİR KAPALI KIZLARA YASAK !
Her türlü erkeğe serbest BİR KAPALI KIZLARA YASAK.
İbneye serbest kapalıya yasak.
İte,uğursuza,şerefsize serbest kapalı kızlara yasak.
Yaaaa.
Biz müslüman bir ülkeyiz........
***
BEN BU KARARA BİR KAPALI OLARAK ÇOK ÜZÜLDÜM,ÇOK KIZDIM VE ÇOK ALINDIM....
Herşeyde vardır bir hayır.
Belki bu bizi daha çok hırslandıracak kimbilir....

KARİYER SAHİBİ KADINLAR !

Bugün bankadan 2 bayan geldi.
Biri şube müdürü diğeride onun yerine geçmeye kararlı bir başka iş arkadaşı.
Malum işler kötü ya - daha doğrusu işler iyi para yok - krediye boğmaya geldiler bizi.
Daha büroya gelmeden gürültüleri başladı.
Habire cepten arıyorlar 5 dk ordayız,10 dk ya ordayız.
Ya gel işte kaçmıyoruz diyemiyorum tabii :)
Neyse hannnfendiler teşrif ettiler.
Ama nasıl bir gürültü.
"Aaaa necati bey nasılsınııııııııııız?ah hah haaa:)
Ay teşekkür ederiz sağolun ah hah haaa"
Boyuna böyle :))
Fingir fingirler :)
Zaten kendini fikirleriyle ifade edemeyen,DİNLETEMEYEN kadınların bağırarak kendilerini dinlettikleri tezini savunuyorum.
Ve kimse de bu tezimi çürütemez.
Arkadaş topluluğunda bile bazıları birisi söz almış konuşurken bağırarak,lafını keserek atlıyor orta yere.
Güya lafı aldı devam ettirecek.
Bağırdığı için zaten sussun diye dinleniyor millet.
Neyse gelelim bankacı kadınlara.
Ben bu kategoriye köpek balığı kadınlar diyorum.
Teşbih tam yerinde.
Bir kere çok şıklar.
Makyaj,kıyafet ,boy pos,fön yerinde.
Hiç kısa boylu kadın bankacı görmedim.
Bağırarak konuşuyorlar.Hani özgüvenim yerinde hesabı :)
İnsanı bezdirecek kadar ısrarcılar.
"Aaaaa ne olur kredi kullanın hatırım içiiiiin"
Ne hatırı varsa.
O hatırı masraf kesmeye gelince hiç görmüyorum :)
Gözüne kestirdikleri patronu dinliyorlar sadece.
Ona prim veriyorlar.
Ortakmış başka biriymiş yok!
Ben genelde köşede direk hastalıklı huyum gözlemimi yaparken-ortamı keserken yani-sanki onlar ve patron başka bir dünyadalar.
İşleri düşerse şirket evrakları gibi "ayyy canım zahmet olacak"
Ama içinden diyorki "sen ne zamandan beri burdaydın":)
Hemencecikte samimi olurlar.Canım cicim hayatım.
Erkek bankacılar daha bir insani sanki.
Alem bu kariyer kadınları :)
****
Dün tam yolda karşıdan karşıya geçicem.
Arabanın biri sağa dönmeye çalışıyor yol boş.
Geçtik milletle birlikte.
Tam kaldırıma adım atıcam.
Zaaaart diye öfkeli bir korna.
O kadar sinir oldum ki.
Bir baktım kapalı bir kadın sürücü.
Kendini bir bok zanneden.
Hani kaçılın BEN geliyorum.
gerçi baktım tip tip,durdum arabanın önünde uzunca.
O kornayı bir yerine sokarım dercesine.
Ne oluyorsa anlamıyorum bu kadınları.
Ne acaba gözlerini bürüyen.
Üzüldüğüm insanlar çok konuştular arkasından tabii o basıp gaza gitmişti.
Nesi tatmin oldu acaba ????

3 Haziran 2008 Salı

ARTIK ÖZGÜRÜM :)


Sınavlar bitti :)
Artık rahatım.
Misafirlerimi ağırlıycam.
Evimi köşe bucak temizliycem.
Kitap okumalarıma başlıycam.
Haftasonları rahaaat rahaaat kocayla gezip tozucaam.
Akşamları film kiralayıp gevşeye gevşeye izliyceeem.
Vs vs.
İnşallah Rabbim izin verirse tabii ki:)
Hazirana sportif başladık kocayla.
Allah şevkimizi kırmasın.
Akşam yürüyüşlerine başladık.
İlk deneme sürüşü dün akşamdı.
Yemeği yedik biraz bekleyip yallah :)
Hızlı ve tempolu yürüdük aşağı mahalleye indik geri çıktık ordan yan yollar.
Vee bir baktık 15 dk olmuş :(((
Daha var 45 dk.
Aya yürüyecek halimiz yok.
Kırdık rotayı kaymakamlığa.
Orda parkur var.Aletler var vs.
Sabahları zaten yaşlı teyzeleri,kocalarının ayakkabısı ve hırkalarıyla,ellerinde su şişesi ,işe giderken görürdüm ve içten içe sevinirdim.
O gittikleri mekana dün bizde teşrif ettik.
Dön baba dön saat geçmiyor.
Bacaklar hafiften titremeye başladı :)
Rüzgar esiyor arkadan arkadan :)
Ama en nihayet 60 dk yı tamamladık ve eve.
Alelacele banyo yapıp meyvemizi tıkanıp doğru yatağa.
Tabi ayaklarımızı kaldırıp zıbardık.
Sabah korktuğumuz gibi değildik.
En azından haziran ayını değerlendirsek kaba kilomuzu! atarız :)
Koca çok şevkli ama ben ona uymuyorum.
Hızlı giden hızlı gelir :)
Ben ağırdan ağırdan hevesleniyorum.
Ama şu bir gerçek.
İnsanın yanında kocası olupta yürüyüş planlaması gerçekten çok şevklendirici.
Allah razı olsun her konuda bana destek verir zaten.Yerkende verdi onları eritirkende veriyor :)
Hoş kendiside zaten kaç aydır var olan balkonunu yeni farkedip hırslandı :)
Tv yok,dizi yok,ders yok,tahliller iyi çıktı hastalık yok.
eee zehra neye saracak :)
Tabiki kiloya :)